Rakı Hakkında Bilinmeyenler

· Saf’i Dem Türk Sanat Müziği

Bazı kaynaklara göre Rakı kelimesi, sözcük anlamı "damıtılmış" olan Arap arak içkisinden gelmektedir. Kimi kaynaklarda Arapça kökenli başka kelimelere dayandırır. Bazı kaynaklara göre ise ismini razaki üzümünden ya da kımız'dan elde edilen arik'den almıştır. Rakının ilk kez nerede kimler tarafında üretildiği kesin olarak belgelerle belirlenememiştir.

Ancak rakının ilk kez Osmanlı topraklarında üretildiği neredeyse tüm dünya ülkelerince kabul edilmektedir. Hemen hemen tüm ansiklopedilerde rakının bir Türk içkisi olduğu belirtilir. Türk rakısı zamanla Osmanlı topraklarında yaşayan insanların da damak zevki ile bugünkü karakteristik özelliklerine ulaştırılmış ve üretimi tekelleştirilmiştir. Türk rakısının bugünkü özellikleri ne Yunan rakısı Ouzo ne de Doğu içkisi olan arakta bulunabilir.

5.yüzyılda Doğu Roma İmparatorluğu'nda rakı benzeri bir içkinin varlığı tespit edilmiştir.

11. yy da Türkler tarafından öğrenilerek daha çok Bektaşi kökenli kişilerce Anadolu ve Rumeli'ye getirilmiştir. Osmanlı döneminde de yasaklanmamıştır. Rakı 19. yüzyılda gayrimüslim topluluğun severek içtiği ve Müslümanların işletme sahibi olması yasak olmasına karşın gayrimüslim milletin çalıştırdığı taverna ve meyhanelerde içilen bir içki idi. Ouzo şişelerin arkasındaki tarihçede 19. yüzyılda İstanbul'da bulunup içildiğine dair kayıtları bulunmaktadır.

Keza bugün tüm dünyada satışı Tukish Raki (Türk Rakısı) olarak yapılmaktadır. Bugün rakı üretiminde Türkiye ilk sıradadır. Almanya, Amerika ve Çin başta olmak üzere onlarca ülkeye ihraç edilmektedir.Rakının bu kadar uzun bir zamandır Türk topraklarında olması, tabiatıyla rakının bir kültür haline gelmesini sağlamıştır. Keza yurt dışından gelen misafirlerin ilk olarak rakı sofrasına oturtulmaları bundandır.

  1. Rakıname başta olmak üzere birçok edebi formda yazılan rakı methiyelerine "güzelleme" denir.
  2. Sabah rakısına “sabuh” denir.
  3. Sadece anason içeren rakıya Düz rakı yani "Duziko" denirdi.
  4. Rakılık, bakkal argosunda rakı sarmakta kullanılan hurda kâğıt; gazete, dergi, özellikle gazete eki demektir.
  5. "Çilingir sofrası" kavramı "Çeşnigir Sofrası"ndan gelmektedir. Osmanlı saraylarında padişahların yemeklerini tadan çeşnigir ya da çeşnicibaşının sofrasına benzemesinden dolayı 'çeşnigir sofrası" denmiş, zamanla dilsel evrim geçirerek 'çilingir sofrası' halini almıştır. Çilingir sofrasında sadece rakı içilir. Ve rakı aheste, özenle hazırlanmış az miktarda mezeyle içilir.
  6. Eskiden rakı severler, İstanbul sokaklarında gezen "ayaklı meyhane"lerden bir küçük kadeh rakı alır, bir-iki yudumda rakıyı bitirir ve ellerinin tersiyle ağızlarını silerlermiş. İşte buna "yumruk mezesi" denirmiş.
  • rakı
  • sofra
  • anason