Cenâh-ı Kebûter: Bir Hayalin Kanatlarında
Hayatın bazen ne kadar karmaşık olduğunu düşünürüm. Çoğu zaman tüm yollar bir noktada birleşiyor gibi gelir, ama asıl mesele o kesişim noktasını bulabilmekte. Kayseri’nin dar sokaklarında, evimin balkonunda otururken, bir kuşun kanat çırpışı gibi uçarak geçip giden bir anı hatırladım. O anı unutmak ne mümkün, çünkü her şey, o anın içinde gizliydi. Hani bir deyim vardır ya: Cenâh-ı kebûter, işte o anı tam da bu şekilde tanımlayabiliriz. Ama size nasıl açıklayayım, nasıl anlatayım bilemiyorum.
Hayal Kırıklığının İçindeki Cenâh-ı Kebûter
Bir zamanlar, yıllar önce, birinin bana “Cenâh-ı kebûter” dediğini hatırlıyorum. O zamanlar, bu terimin anlamını tam olarak çözemedim. Ama çok merak ettim ve araştırdım. “Cenâh-ı kebûter” dediğimiz şey, aslında kuşun kanadı demekmiş. Bir kuşun, tüylerinin rüzgarla buluşup uçmaya başlaması gibi bir şey. Bunu ilk duyduğumda, içimde bir şeyler hareketlendi. Çünkü ben de bir kuş gibi uçmak, özgür olmak istiyordum.
Fakat hayatın ne kadar sert ve acımasız olabileceğini anlamam çok uzun sürmedi. Bir zamanlar hayalini kurduğum bir şey vardı, çok uzun bir süre için. O kadar büyük ve parlaktı ki, gözlerim neredeyse parlıyordu. Bir insanın tutkusu ne kadar büyükse, hayal kırıklığı da o kadar acı oluyormuş.
Bir gün, o hayali sonunda elde etmeye çok yaklaşmışken, her şey birden kayboldu. Yağmurlu bir Kayseri akşamında, umutlarım sanki birer birer yitip gitti. Bir an önce parıldayan o hedefin artık sadece bir ışık yansıması olduğunu gördüm. Her şeyin bir illüzyon gibi olduğunu fark ettiğimde, içimde bir boşluk oluştu. Cenâh-ı kebûter, özgürlüğün sembolüydü ama ben tam tersi, hapsolmuş bir insan gibiydim.
Umut ve Uçmaya Çalışmak
O günkü hayal kırıklığının etkisiyle çok zor zamanlar geçirdim. Ama bir sabah, gözlerimi açıp pencerenin perdesini araladığımda, bir kuşun kanadını gördüm. Uçuyordu, rüzgarın gücüne kapılıp bir yerlere doğru süzülecekmiş gibi. İçimde bir şey kıpırdadı. Gözlerim de onunla birlikte gökyüzüne doğru yükseldi.
Bütün o kırık hayallerin, uçurumun kenarında duran bir kuş gibi olduğunu fark ettim. “Cenâh-ı kebûter” diyordu insanın ruhu, kalbi. Hedefin olmadan sadece hayalini kurarak değil, gerçekte uçman gerektiğini anlatan bir şeydi bu. Hedeflerimiz, tıpkı kuşun kanadı gibi, rüzgarla buluşmalı, sonra yola çıkmalı. Özgürlüğü ve mutluluğu başka bir yerde değil, kendi içinde aramalıydı insan.
İçimde bir umut kıvılcımı yandı. Her şey kaybolmuş gibi görünse de, her şeyin yeniden doğabileceğini fark ettim. Belki de Cenâh-ı kebûter, sadece uçmaya başlamak için gereken o son cesaretti. İşte o an, yeniden hayata bağlandım. Kırılan hayaller, gerçek olmasa da, içinde umut barındırıyordu.
Bir Başka Cenâh-ı Kebûter
Zamanla, Cenâh-ı kebûter’in anlamını yeniden keşfettim. Her şeyin bozulmuş olduğunu düşündüğüm o karanlık anlardan sonra, bir başka gün, bir başka sabah, çok uzaklardan gelen bir kuşun kanatlarını gördüm. Bu kez, yalnızca uçmak değil, cesaretle yere düşüp tekrar yükselmenin de bir anlamı vardı.
Cenâh-ı kebûter, sadece bir kanat değil, bir insanın düşe kalka ilerleme yolculuğunun simgesiydi. Uçmak, bazen düştükten sonra yeniden kalkmaktı. Bir insanın kalbi, tıpkı o kuşun kanadı gibi, her zaman bir yön bulur; ister uçsun, ister yere düşsün, sonunda yönünü bulur.
Ve ben, o uçmayı bekleyen kuş gibi, yeniden hayata sarıldım. Kırılan hayallerin ortasında, uçmayı beklemek değil, kanatlarımı kullanmayı öğrenmek gerektiğini düşündüm. Her düşüş, bir kalkıştı; her kayıp, bir kazançtı. Cenâh-ı kebûter, bana bunu öğretti.
Sonuç: Bir Kanat ve Sonsuz Umut
Şimdi düşünüyorum da, Cenâh-ı kebûter’i ilk duyduğumda ne kadar yanlış anlamışım. O sadece bir kuşun kanadıydı, ama zamanla ona hayatımı yansıttım. Çünkü gerçek uçmak, cesaretin kanatlarında ve hayal kırıklıklarının peşinden gelen umutlardadır. Uçmak, bir hayalin peşinden gitmek demektir, ama aynı zamanda o hayal kırıklıklarının içinden yeniden doğmaktır.
Hayatımda, her bir düşüşte Cenâh-ı kebûter’in kanatlarını hissettim. Ve artık biliyorum ki, ne zaman düşsem, yeniden kalkmak, uçmak, özgür olmak… hepsi bu kanatlarda gizli.